Kara gurbet
gene başımda bela
Gözümde
duman duman tüter sıla
Gizli gizli
ağlarım nazlı yara
Hasret
sancısı yerleşti canıma.
Vakit geldi
çattı anam arkamda
Kapanmaz
yara açıldı bağrımda
Ne yapsam çaresiz,
dönemem yurda
Çırpınır dururum
bitmez yollarda.
Türkçem
unutuldu, sözüm havada
Kulaği
dolduran yabancı nida
Hep üçkağıtçılar
var piyasada
Bir lokma
ekmek aslanın ağzında.
Sokaklar
bomboş, kalabalık rüya
Şehri
gezerim karış karış güya
Yaşar
giderim hayvan hesabına
Aylar yıl
gibi geçer inadına.
Mektuplar ıslak,
haberler uzakta
Ruhum sanki
kaçınılmaz tuzakta
Adım “Gurbetçi”
olur her fırsatta
Dertler
kapımda, şeytanlar azapta
Herkes ekmek
peşinde gündüz gece
Hemşeriler
sık sık kurar imece
Düşman sıkı
fıkı olur gizlice
Kardeş ihaneti
kanar ömrümce.
3 Şubat 2008, Kırcaali, Resmiye Mümün
"Kördüğüm" şiir kitabından
Няма коментари:
Публикуване на коментар